Diş Taşı Temizliği ve Periodontal Ağız Bakımı Rehberi

Güncelleme tarihi: 28 Eyl
Diş Eti Sağlığı İçin Bilmeniz Gerekenler
Ağız ve diş sağlığının sürdürülmesinde en temel unsur, diş yüzeylerinde biriken bakteriyel plakların düzenli olarak uzaklaştırılmasıdır. Yetersiz fırçalama, hatalı diş ipi kullanımı veya tükürük yapısındaki mineral yoğunluğu sonucu zamanla sertleşen plaklar, diş taşı (tartar) haline gelir. Diş taşları evde yapılan kişisel bakımla, fırçalamayla veya ağız gargaralarıyla temizlenemez; mutlaka profesyonel hekim müdahalesi gerektirir.
Çorum'daki kliniğimizde uyguladığımız periodontal (diş eti) tedavilerle, sadece dişlerinizin görünümünü değil, aynı zamanda dişleri çene kemiğine bağlayan destek dokuların sağlığını da koruma altına alıyoruz.
Diş Taşı (Tartar) Nedir ve Nasıl Oluşur?
Her yemekten sonra diş yüzeylerinde şeffaf, yapışkan bir bakteri tabakası (bakteriyel plak) oluşur. Bu plak 24 ila 48 saat içerisinde temizlenmediğinde, tükürükteki kalsiyum ve fosfat mineralleri ile reaksiyona girerek kristalleşir ve sertleşmeye başlar.
Diş Üstü (Supra-gingival) Taşlar: Diş eti çizgisinin üzerinde, gözle rahatlıkla görülebilen, genellikle çay, kahve ve sigara tüketimiyle sarı veya koyu kahverengi bir renk alan birikintilerdir.
Diş Altı (Sub-gingival) Taşlar: Diş eti cebinin içine (kök yüzeyine doğru) yerleşen, çok daha tehlikeli, koyu renkli ve diş eti dokusuna doğrudan hasar veren birikintilerdir. Tespiti ve temizliği detaylı hekim muayenesiyle yapılır.

Diş Taşı Temizlenmezse Ne Olur? (Periodontal Riskler)
Diş taşları yalnızca estetik bir sararma sorunu değil, aynı zamanda aktif ve canlı bir bakteri yuvasıdır. Zamanında müdahale edilmediğinde şu klinik tablolara yol açar.
Gingivitis (Erken Aşama Diş Eti İltihabı): Diş etlerinde normal dışı kızarıklık, şişlik ve özellikle diş fırçalama veya elma gibi sert gıdalar ısırıldığında kanama ile kendini gösterir. Bu aşamada diş eti hastalığı tamamen geri döndürülebilirdir.
Periodontitis (İleri Aşama Kemik Kaybı): İltihap, diş etinden dişin kökünü saran çene kemiğine yayılır. Diş eti çekilmesi, diş ile diş eti arasında derin "cep" oluşumları ve çene kemiğindeki erimeye bağlı olarak sağlam dişlerin bile sallanarak kaybedilmesi ile sonuçlanır.
Ağız Kokusu (Halitozis): Diş taşları ve diş eti cepleri arasına yerleşen anaerobik bakterilerin ürettiği sülfür bileşikleri, kronik, fırçalamayla geçmeyen ve sosyal hayatı etkileyen rahatsız edici bir ağız kokusuna neden olur.
Sistemik Sağlık Etkileri: Yapılan güncel tıbbi araştırmalar, kronik diş eti iltihabının kana karışarak kalp-damar hastalıkları riskini artırdığını ve diyabet (şeker hastalığı) kontrolünü zorlaştırdığını göstermektedir.
Diş Taşı Temizliği Dişlere Zarar Verir mi? (Doğru Bilinen Yanlışlar)
Toplumda yaygın olan "diş taşı temizliği diş minesini inceltir, çizer" veya "dişleri seyrekleştirir" düşüncesi tamamen tıbbi bir yanılgıdır.
Ultrasonik Cihazların Çalışma Prensibi: İşlem sırasında kullanılan modern ultrasonik uçlar (kavitron), diş minesini kazımaz, kesmez veya yontmaz. Yalnızca yüksek frekanslı minik titreşimler (ses dalgaları) ve basınçlı su spreyi yardımıyla sertleşmiş taşları çatlatarak diş yüzeyinden ayırır.
Dişlerde Aralık Oluştu Hissi: Temizlik sonrası diş aralarının açıldığı veya boşluklar oluştuğu hissi, daha önce o boşlukları işgal eden sertleşmiş taşların ve şişkin (ödemli) iltihaplı dokunun uzaklaştırılmasından kaynaklanır. Dişler aslında olması gereken doğal ve sağlıklı formuna döner.
Geçici Hassasiyet: İşlem sonrası ilk 1-2 gün sürebilen hafif sıcak-soğuk hassasiyeti, uzun süredir taşların kapattığı diş minesi alanlarının tekrar hava ve sıvılarla temas etmesinden kaynaklanır. Bu durum tamamen geçicidir.
Profesyonel Diş Temizliği Aşamaları
Klinik ortamında gerçekleştirilen profesyonel ağız ve diş bakımımız şu adımları kapsar:
Detertraj (Kavitron Uygulaması): Ultrasonik cihazlarla diş yüzeyindeki, arayüzlerdeki ve diş eti sınırındaki tüm sert birikintilerin ve tartarın temizlenmesi aşamasıdır.
Polisaj (Cilalama): Taşlar temizlendikten sonra diş yüzeyindeki mikro pürüzlerin ve çay/kahve/sigara lekelerinin özel fırçalar ve cila patları (pastaları) yardımıyla pürüzsüzleştirilmesidir. Pürüzsüzleştirilen diş yüzeylerinde yeni bakteri plağı tutunması ve taş oluşumu oldukça gecikir.
Hassasiyet Giderici Bakım: Gerekli görülen vakalarda, işlem sonrası diş minesini güçlendirmek ve konforu artırmak adına koruyucu florür veya floridsiz destekleyici mineraller uygulanabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Diş taşı temizliği işlemi acıtır mı? Genellikle hayır. Rutin diş taşı temizliği anestezi (iğne) gerektirmeyen, ağrısız ve konforlu bir işlemdir. Sadece diş etlerinde yoğun iltihap veya kök yüzeyinde derin taşlar bulunan ileri derece periodontal hastalarda, hasta konforunu sağlamak için hafif lokal anestezi tercih edilebilir.
Diş taşı temizliği ne sıklıkla yapılmalıdır? İdeal ağız sağlığı için rutin kontrol ve temizlik periyodu 6 ayda birdir. Ancak tükürük yapısı taş oluşumuna yatkın olan, ortodontik tedavi (diş teli) gören veya yoğun sigara kullanan bireylerde bu süre hekim tavsiyesiyle 3-4 aya çekilebilir.
İşlem Sonrası Evde Ağız Bakım Rutini
Profesyonel temizlik kadar, işlem sonrasında elde edilen hijyenik ortamı korumak da hayati önem taşır:
Doğru Fırçalama Tekniği: Günde en az 2 kez, diş etinden dişe doğru (kırmızıdan beyaza) 45 derecelik açıyla, diş etine masaj yapacak şekilde yumuşak dairesel hareketlerle fırçalanmalıdır.
Arayüz Temizliği: Standart diş fırçaları dişlerin birbirine temas ettiği arayüzlerin %40'ına ulaşamaz. Günde en az 1 kez mutlaka diş ipi veya diş aralıklarınızın boyutuna uygun arayüz fırçası kullanılmalıdır.
Çorum Diş Taşı Temizliği ve Periodontal Muayene Diş eti kanamalarınızı durdurmak, ağız kokusundan kurtulmak ve dişlerinizi bir ömür boyu sağlıkla ağzınızda tutmak için Çorum'daki kliniğimizle iletişime geçebilir, Dt. Derya Üstünel'den muayene randevusu alabilirsiniz.


Yorumlar